Mutluluk Üzerine Yapılan En Uzun Süreli Bilimsel Araştırma

Yakınlarım ile sohbet ederken, beklenmedik bir karar veren ya da kimsenin öngöremediği bir şey yapan biri hakkında söz geçiyorsa muhabbetin sonunu sık sık şu söze bağlarım: “Herkesin bir bildiği var işte”.

Hepimiz günlük olağan kararlar alıyoruz. Kimi zamansa isteyerek veya mecbur kalarak orta ve uzun vadeli olağan üstü kararlar vermek zorunda kalıyoruz. Tüm bu kararları alırken temel gayemizin mutlu olmak olduğunu söylersem sanırım pek fazla itiraz duymam.

Harvard’da okuyan 268 öğrenciyi kapsayan ve tam 75 yıl boyunca süren bir araştırma birçok çarpıcı bulgu ortaya koydu. Son 30 yılını psikiyatrist George Vaillant’ın yürüttüğü çalışma “nasıl mutlu olunur?” sorusunun cevabını, bilimsel yöntemleri bireylerin hayat hikâyeleri ışığında kullanarak verdi.

1938 yılında psikolog, pratisyen ve antropologlardan oluşan bir ekip ile başlayan araştırma Amerika Birleşik Devletleri’nin 2.Dünya Savaşı gibi olası bir savaşta çeşitli alanlarda faydalanmak için sağlıklı insanı sağlıklı olmayandan ayırt eden hassas faktörlerin ne olduğunu araştırarak doğru insan kaynağını bulmayı amaçladı.

Yıllar içinde başta psikanalizin gelişmesi gibi modern psikoloji bilimindeki ilerlemeler ışığında George Vaillant ve ekibi, anketler ve yüz yüze görüşmeler gibi yöntemlerle uzun yıllar boyunca titizlikle elde edilen bu kıymetli verileri bir başka amaç için değerlendirmeye karar verdi.

Araştırmanın bu kadar uzun süre devam etmesi katılımcıların aşk ve evlilik hayatlarının, arkadaşlık ilişkilerinin ve kariyer süreçlerinin yanı sıra savaş dönemleri gibi olağan dışı zamanlarının da bireyin sosyal hayatına etkisini görmesine yardımcı oldu.

Çalışmanın metodolojik detaylarına fazla girmeden, Vaillant ve ekibinin paylaştığı mutlu insanların temel ortak özellikleri, mutlulukla en çok ilişkilendirilen faktörler ve ortaya çıkan diğer sonuçlar nelermiş, birlikte bakalım!

Mutluluk “sevgi” sözcüğü ile tanımlanabilir. Sevgi, yaşamın tamamlayıcısıdır.

Belli bir seviyenin üstünde zeka, daha çok mutluluk getirmez.

Daha çok para ve güç mutluluğu getirmez.

İşine bağlı olmanın anlamı, paradan daha büyüktür.

Çok para mutluluğu getirmez. Ancak samimi insan ilişkileri kurabilen, profesyonel hayatında daha başarılı olur ve bu daha çok para getirir.

Çocukluk çağında anneleri ile ilişkileri iyi olan ve birlikte yeteri kadar vakit geçirmiş çocuklar, daha samimi arkadaşlık ilişkileri kurarlar. Bu çocukların bir ortak özelliği de iş hayatında daha verimli çalışabilmeleridir.

Anneleri ile duygusal bağları yetersiz veya olumsuz olan çocukların ilerde bunama rahatsızlığına yakalanma olasılığı daha fazladır.

Babaları ile daha derin bağları olan çocuklar yetişkin dönemlerinde daha az kaygılı bireyler olurlar.

Babaları ile samimi ilişkileri olan çocuklar 75 yaş döneminde hayattan daha fazla haz duyarlar.

Alkolizm ile depresyon ve nevroz arasında kuvvetli bir ilişki vardır.

Araştırmanın Bulgularının Işığında Mutluluğu Sağlamak İçin Şu Tavsiyeler Paylaşılmış:

Yaşamını sürdürmenin öyle bir yolunu bul ki, sevgi geri planda kalmasın.

Nasıl başladığın veya şuan ne durumda olduğun fark etmez. Değişmek istersen, sevgiyi ve aşkı aramaya devam edersen mutluluğu bulabilirsin.

Tekrar tekrar okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.

Ancak Harvard öğrencileri üzerinde yaşam boyu süren bu araştırmaya bazı eleştiriler de getirmek gerek. Araştırmanın asıl amacının mutluluğun kaynağı nedir sorusu olmamasının, bizlere daha fazla bulgu sunamamasının başlıca sebebi olduğu söylenebilir. Ayrıca, çalışma revize edilmiş haliyle bile bazı sübjektiflikler barındırıyor. Çalışmayı incelediğim kadarıyla, katılımcıların ne kadar sistematik olduğunu bilemediğimiz bir şekilde derlenen yaşam öykülerinden ortaya çıkarılmış olan bazı sübjektif yorumlar söz konusu.

Bununla birlikte, belki de en önemlisi, bu araştırma en başta bahsettiğim orijinal amacı sebebiyle tamamen erkekler üzerinde yapılıyor ve hiçbir kadın dâhil edilmiyor. Kadının sosyal toplumdaki eşit yerini (en azından arzuladığımız) düşününce, bu ömürlük girişim bir yerde yarım kalıyor.

Yeni yaşam tarzları ve değişen anlayışlar gibi her yönüyle çeşitliliğin giderek arttığı günümüz toplumlarında bu sayıda katılımcı ile yapılan bir araştırma elbette kesin nitelikler içeremez. Yine de bana sorarsanız hem ilk bakışta, hem de son cümlemde; yukarıdaki bulguların dikkate almamız için bize bir gösterge teşkil edebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Referanslar

Barness, S., 2015. [online] Available at: <https://articles.aplus.com/a/75-year-harvard-grant-study-happiness&gt;

Gregoire, C., 2020. Huffpost Is Now A Part Of Verizon Media. [online] Huffpost.com. Available at: <https://www.huffpost.com/entry/how-this-harvard-psycholo_n_3727229?guccounter=1&gt;

Shenk, J., 2009. What Makes Us Happy?. [online] The Atlantic. Available at: <https://www.theatlantic.com/magazine/archive/2009/06/what-makes-us-happy/307439/&gt;

Stossel, S., 2020. A 75-Year Harvard Study Finds What It Takes To Live A Happy Life. [online] Business Insider. Available at: <https://www.businessinsider.com/grant-study-reveals-what-makes-us-happy-2013-4&gt;

Yorum bırakın